22 Kasım 2012 Perşembe

he_fe_te: Sigarayı bırakmak gibiydi seni unutmak…Yokluğund...

he_fe_te: Sigarayı bırakmak gibiydi seni unutmak…

Yokluğund...
: Sigarayı bırakmak gibiydi seni unutmak… Yokluğunda titrediğim zamanlarım oldu… Bir pantolon cebi uzaklığında iken kavuşmak… Dudaklarım...

Depresif Bi Hastayı Tedavi Etme Denemesi Volume I.


Depresyon nedir? -Depresyon bardağın boş olan tarafını görmektir. Önünüzde bir sınav varsa eğer ve siz sınav için çalışıyorsanız muhtemel depresyondasınızdır. Sınavı önemsiyorsunuz ki çalışıyorsunuz. Ve her sınavın (bu sınavın olduğu gibi) muhtemel sonuçları var; sizin hayatınıza yön verecek, geleceğinizi şekillendirecek sonuçlar bunlar. Dedim ya depresyondasınız, gelecek kaygılarınız var. Tek kelime ile "gelecek kaygısı 'dır insanı depresyona sokan. Kesinlikle sınav değil. Birçok sınav insanın mesleğini belirler, kısaca geleceğini. Sadece önümüzdeki sınav mı geleceğimizi belirler? -Elbetteki hayır. Günlük yaşantımızdaki birçok olay önümüzdeki hayatımızı şekillendirir. Ama biz bunları görmeyiz, önümüzdeki sınava konsantre olmuşuzdur sadece hayatımızda önemli rol oynayacak gireceğimiz sınavı düşünürüz. İşte buyüzden ne kadar önemsiyorsak sınav sonucunu iş de o kadar depresyondayızdır. Başarısızlığı düşünüyoruzdur. Ya kazanamazsam ben bu sınavı. Eyvaaah! Ne olacak? Olumsuz sonuçları düşünmek depresyonu daha da derinleştirir. Hal böyle olunca motivasyon da bozulur. Ders çalışılamayınca bir kısır döngü içine girilir bu şekilde. Bir şeyi ne kadar çok düşünürseniz, bu artık kronik hal alır, takıntı şekline gelir. Artık beyin kendini alamaz bu düşünceden. Bu herkes için böyledir çünkü beynin biyolojisi böyle. İşte kronik depresyon en tehlikelisidir. Tedavisi güçtür. Sınav stresi yaşamıyorum diyen bir kişinin ders çalıştığına inanmam ben. Ya da çok çalıştığı için bilgisine güvendiğinden dolayı rahattır. Sınavı önemseyen kişi ders çalışıyordur, sınavı önemseyen kişi stres altındadır. Çalışmalarının istenen başarıya yetişemeyeceğini düşündüğü vakit o kişi depresyondadır (emin olun öyledir). Tıp Fakültesi son sınıf öğrencilerinin birçoğunun antidepresan kullandığını gördüm. Birçoklarının arzu ettiği olmak istediği bir meslek iken hekimlik. "doktor olacak kişi neden antidepresan kullanır ki gelecek kaygısı mı var?" diye sorabilirsiniz. Dışarıdan bakan gözlerin bunu anlaması güçtür. Cevabı ise çok açık çünkü önünde bir sınav: tıpta uzmanlık sınavı vardır. Pratisyen olmayı bardağın dolu tarafı olarak görmez, kesinlikle uzman olmam lazım der. Bardak yerine sürahi kullanmak diyelim biz buna. bardağın boş tarafı hep olacak.Kim olursanız olun hayatta karşınıza her zaman aşılması gereken geçitler çıkacak. Ne yaparım geçemezsem diye düşündüğünüz vakit işte depresyona girersiniz. Mutlu olmak için antidepresan değil öncelikle olumsuz düşünceyi beyinden silmek lazım; tabiki dünyayı toz pembe olarak görerek değil hayatın gerçeklerinin farkında olarak. Bardağın dolu tarafını da görmek lazım. Bardak kırık değilse eğer, kafanızı bu kadar yormayın. Yani diyorum ki dostlar mental retarde değilseniz eğer başarıya ulaşmak mümkündür zaman alsada. Bunun farkında olmak insanı rahatlatır, depresyondan kurtarır. İşte beyinde bi takım savunma mekanizmaları bu yüzden var. Yoksa hep beraber kafayı yerdik hep birlikte. Bu yazıyı okuyorsanız eğer kafanızda bitakım kıvılcımlar yandıysa şimşekler çaktıysa yazı amacına ulaşmış demektir.Gençler itiraf ediyorum ben yazıklarımdan b anlamadım umarım siz anlamışsınızdır. Gülücük. Esen kalın selamlar bizden efenim!